Eğitim birimi komisyonu, hastanede çalışan tüm personelin mesleki ve kalite sistemi ile ilgili bilgi ve becerilerinin arttırılmasına yönelik tüm eğitim faaliyetlerinin düzenlenmesi ve uygulanması amacıyla 2006 yılında kurulmuştur. Eğitimler Erdemli devlet hastanesinin kalite yönetim vizyonuna ulaşacak şekilde düzenlenmekte ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmektedir.
Eğitim komisyonu güncel, doğru ve bilimsel verileri temel alan sağlık hizmeti sunmak için aşağıda yer alan ana başlıklar altında eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bunlar;
» Alınması zorunlu eğitimler; hastane oryantasyon eğitimleri.
» Özel bölümlere yönelik almaları zorunlu eğitimler; diyaliz, acil, yoğun bakımda çalışanlara yönelik eğitimler.
» Birim içi oryantasyon eğitim ve etkinlikleri; Çalışılan birimlere özel yapılan eğitimlerdir (aletlerin kullanımı, evraklar vb. konular).
» Kurum gereksinimlerine uygun eğitimler; hasta hakları, enfeksiyon ve kalite yönetim biriminin düzenlediği eğitimler.
» Sağlık müdürlüğü tarafından yapılması önerilen eğitimler; özel gün ve hafta eğitimleri.
» Hastane çalışanları tarafından talep edilen eğitimler.
Tüm eğitim hizmetlerinde hasta bakımı, tedavisi ve rehabilitasyonunda bütüncül yaklaşımın gerçekleştirilmesi ve hastane çalışanlarının bilgi ve becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
Kurum çalışanlarına yönelik yapılan eğitimler 3 aylık eğitim planlarıyla yürütülmekte, eğitim konuları kişisel eğitim dosyalarına kayıt edilmekte ve bu dosyalardan izlenmektedir.
» Hasta Güvenliği
» Beden Algısı ve Yeme Bozuklukları
» Çocukluk Çağı Obezitesi ve Beslenme
» Dijital Zehirlenmeler
» Kardiyo Pulmoner Resisütasyon
» Hastane Enfeksiyonları
» Hasta ve Hasta Yakını - Hemşire İletişimi
» Yeni Doğan İşitme Tarama Projesi
» Hasta Hakları
» Anne Sütünün Önemi ve Emzirme Teknikleri
» Deprem ve Tahliye İşlemleri
» Sigara ve Sağlık
» Ağız ve Diş Sağlığı
1921 yılında insülini bularak diabet hastası milyonlarca hastanın tedavisini mümkün kılan Fredrick Bantig'in doğum yıldönümü anısına, her yıl 14 Kasım'da Dünya Diyabet Günü düzenlenerek, çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.
1991 yılından beri düzenlenen, Dünya Diyabet Günü'ne dünyanın 125 ülkesinden, Uluslararası Diyabet Fedarasyonu üyesi 150'yi aşkın kuruluş katılmaktadır. Diyabetin sebepleri, belirtileri, tedavisi ve neden olabileceği organ tahribatları açısından halkı aydınlatmak amacıyla düzenlenen bu günde, çeşitli etkinlikler vasıtasıyla diyabetin yayılmasından duyulan kaygılar dile getirilmeye çalışılmaktadır. Ülkemizde 2.6 milyon diyabetli ve 2.4 milyon diyabet adayı olmak üzere toplam 5 milyon kişi diyabetle mücadele etmektedir.
Kurumumuz Erdemli Devlet Hastanesi Olarak bu konunun önemi ile ilgili çalışmalar yapmakta halkımıza gerekli eğitimleri eksiksiz ve tam zamanında vermektedir. Konu ile ilgili hazırlamış olduğumuz belge ile ;
» Diyabetin (Şeker Hastalığının) Tanımı
» Şeker Hastalığının Teşhisi
» Şeker Hastalığının (Diabetes Mellitus) Belirtileri Nelerdir ?
» Diyabet Kontrolü Nedir?
» Kan şekeri değerleri ve diyabet kontrolü tablosu
» Diyabetlimisiniz ?
» Diyabet hastalarının yapması gereken egzersizler
» İnsülini Nasıl Saklamalıyız?
» Yüksek Kan Şekeri Belirtileri.
» Keton Belirtileri
» Diyabet Komplikasyonları
» Şeker Hastasıysanız
» Beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi:
» Uyarı ve Etkinlikler
Başlıklı bölümleri ile detaylı bir çalışma yapmış ve siz değerli halkımıza bu çalışmayı takdim etmiştir. Bu çalışmamız hakkında dafa fazla bilgi almak için Hastanemizin Eğitim Komisyonudan bilgi alabilirsiniz. Konu ile ilgili hazırladığımız belgeyi indirmek için aşağıdaki linki tıklaynız.
Sağlık Bakanlığı, Ulusal AIDS Komisyonu ile ilgili tüm kurum ve kuruluşlar bugün Dünya AIDS Gününün 21. yıldönümünü kutlamaktadır. 1 Aralık Dünya AIDS Günü 1988’den bu yana HIV/AIDS hakkında farkındalığın artırılmasıyla ilgili önemli bir süreç olup, AIDS’i durdurmak için küresel, ulusal ve yerel çabaların canlandırılmasına bir fırsat tanımaktadır.
2007 ve 2008 Dünya AIDS Günü teması liderliktir. Ülkemizde ilk vakanın görüldüğü 1985 yılından bu yana toplam vaka sayısı, Haziran 2008 itibarıyla 682 AIDS ve 2493 taşıyıcı olarak 3175’e ulaşmıştır. İstatistiklere göre, enfekte olanların yarısından çoğu hastalığı korunmasız cinsel ilişki yoluyla, başlıca heteroseksüel ilişkiden almıştır (X). Bu yolla eşlerinden HIV enfeksiyonunu kapan kadın sayısı artmaktadır. Homo /Biseksüel Cinsel İlişki toplam sayının %8’ini ve damar içi madde kullanıcıları da toplam sayının %4'ünü oluşturmaktadır.
Henüz etkin bir aşısı olmayan HIV’e karşı alınan koruyucu önlemlerin, Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezlerinin ve halk eğitimlerinin büyük rolü olduğu bilinmektedir. AIDS mücadelesinde tedavideki yenilikler önem taşımaktadır. Ümit vadeden yeni çok ilâçlı tedavi şemaları ile hastalık belirtilerinin ortaya çıkışı geciktirilerek ve HIV( )’lerin daha uzun yaşamaları ile HIV/AIDS artık kronik bir hastalık halini almıştır.
Sağlık Bakanlığı 2008 Dünya AIDS Günü’nde HIV/AIDS’le mücadele için ortaya koyduğu “Liderlik” mesajını yinelemektedir.
Sağlıklı bir Türkiye için 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nün en etkili şekilde değerlendirilerek toplumsal bir duyarlılığın oluşturulması, halkımızın HIV/AIDS’in bulaşma yolları hakkında bilgilendirilmesi, güvenli ve sağlıklı cinsel hayat konusunda bilinçlendirilmesi, kondom/prezervatif kullanımının yaygınlaştırılması, HIV ile enfekte olmuş kişilere ayrımcılık yapılmaması, bu kişilerin hiçbir şekilde suçlanmaması, yargılanmaması ve toplumdan dışlanmaması konularında siz basın yayın kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir. Halkın eğitiminde en güçlü ortağımız olan siz basın kuruluşlarından bu konuda yapacağınız çalışmalar hususunda desteğinizi bekliyoruz.
BASINDA VURGULANMASI İSTENEN MESAJLAR:
» AIDS’in ailelerimizi ve toplumumuzu parçalamasına izin vermemeliyiz.
» Hastalık taşıyorsak kan bağışında bulunmamalıyız.
» Tek eşliliği önemsemeliyiz.
» AIDS’lilere, ailelerine yardımcı olmalıyız.
» Kondom kullanımını önemsemeliyiz.
» Çocuklarımızı ve gençleri hayatın bir gerçeği olan cinsellik konusunda aydınlatmalı ve korunma yollarını anlatmalıyız.
» HIV/AIDS taşıdığını öğrendiğimiz kişileri suçlamamalı, yargılamamalı ve dışlamamalıyız.
» HIV/AIDS günlük yaşamdaki sosyal ilişkilerle (yanaktan yanağa öpüşmek ile, aynı tabaktan yemek yemek ile, aynı bardak, kaşık, çatalı kullanmak ile, aynı kıyafetleri kullanmak ya da aynı tuvalet/banyoyu kullanmakla) bulaşmaz.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgiler aşağıdaki dosyalarda mevcuttur. Sağlıklı günler dileriz.
İnsanların sağlığı için en tehlikeli hastalıklardan biri de veremdir. Verem hastalığına halk arasında ince hastalık, tıp dilinde tüberküloz denir. Bulaşıcı bir hastalık olan verem mikrobunu Robert Koch adında bir Alman doktoru bulmuştur. Onun için verem mikrobuna Koch Basili denir.
Bu mikrop insan vücuduna solunum ve sindirim yoluyla girer. Çabuk fark edilip önlem alınmazsa vücudu kemirir, zayıflatır. Ölüme neden olur.
Mikroplar hangi organa yerleşirse hastalık o organın adı ile anılır. Akciğer veremi, kemik veremi, gırtlak veremi, deri veremi, ilik veremi.. gibi.
Verem, insandan insana, hayvandan insana geçer. En yaygın olanı akciğer veremidir. Tıp bilimi ilerledikçe verem mikrobunu yok edici ilaçlar yapıldı. İnsanları bu hastalıktan korumak için aşılar bulundu. Verem aşısına B.C.G. aşısı denir.
Verem aşısı ülkemizde ilk kez 22 Aralık 1952 tarihinde yapılmaya başlanmıştır. Bu aşıyı sağlık kuruluşlarında bütün insanlar ücretsiz olarak yaptırabilir. Zaman zaman kent, kasaba ve köylerde B.C.G. aşı kampanyaları açılır, aşı yapılır. Bu aşı okullarda öğrencilere de uygulanır.
B.C.G. aşısı yapıldığında verem mikropları vücudumuza girse de bizi hasta etmezler. Son yıllarda verem hastalığı ile yapılan savaş başarıya ulaşmış, hastalık önemli ölçüde azalmıştır.
Yurdumuzda veremle savaşmak, kişilerin vereme yakalanmasını önlemek, hasta olanları sağlığa kavuşturmak amacı ile Verem Savaş Dernekleri kurulmuştur..verem Savaş Dernekleri; halkı verem tehlikesine karşı uyarır. Onları bu konuda aydınlatır. Hastalanmamak içi neler yapılması, nelerin yapılmaması konusunda bilgi verir.
Veremli hastaların sanatoryum denilen verem hastanelerinde iyileştirilmelerini sağlar. Ayrıca zayıf yapılı, kolaylıkla vereme yakalanabilir kişilerin prevantoryum denilen dinlenme yerlerinde bakımlarına yardımcı olur.
VEREMDEN KORUNMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
- Havasız yerlerde kalmamalıyız.
- Dengeli beslenmeliyiz.
- B.C.G. verem aşısını yaptırmalıyız.
- Veremli hastaların eşyalarını kullanmamalıyız.
- Veremli hastanın tabağından yemek yememeli, bardağından su içmemeli, kaşık ve çatallarını kullanmamalıyız.
- Öksüren, hapşıran insanlardan uzak durmalıyız.
- Açık ve temiz havada dolaşmalıyız.
VEREM HASTALIĞININ BELİRTİLERİ
- Geceleri terleme ve hafif ateşlenme,
- Kesik kesik öksürükler,
- Halsizlik ve devamlı yorgunluk hali.
- İsteksizlik
- İnsan vücudunda zayıflama belirir. Zayıflama ilk iki ay içerisinde yavaş, sonraki aylarda daha hızlı görülür.
VEREM AŞISINI BULAN (Robert Koch)
Robert Koch 1843 Aralığında Orta Almanya’nın bir köyünde doğdu. Bu dağ köyünde çocuklar oyun oynamak için kalabalık gruplar meydana getirirlerdi. Bir madencinin oğlu olan Koch da bunlarda biriydi, fakat bu çocuk bütün arkadaşları gibi gruplar içinde oynamanın yanı sıra sık sık yalnız başına kalıp çevresini incelemekten çok hoşlanırdı. Robert Koch çiçeklerin, böceklerin adlarını öğreniyor, kelebekleri inceliyor ve bu hayvanları hareket ettiren gücü araştırıyordu. Bir hamam böceği nefes alıp verebiliyor muydu ? Yüreği var mıydı ? Küçük Koch gelecekte bunları öğrenmeyi kafasına koymuştu.
İlk, orta öğrenimini başarıyla tamamladıktan sonra Tıp Fakültesine yazıldı. Ciddiliği ve çalışmasıyla dikkati çekiyor, eğlenceye hiç zaman ayırmayarak durmadan okuyor ve sistemli bir şekilde araştırıyordu. 1862’de Tıp Fakültesini başarıyla bitirerek Hamburg Hastanesi doktor yardımcılıklarından birine atandı.
Sabırlı, çalışkan bir kişi olan Doktor Koch, çevresindeki insanların kendisine üstün bir değer verdiklerini görüyor ve bu saygıyı kötüye kullanmayarak tükenmez bir çabayla araştırmalarına devam ediyordu. İnsanların hastalıkların pençesine düşmelerinden, birden bire sararıp solarak mum gibi eriyip gitmelerinden hayrete düşüyor, bunun nedenlerini öğrenmek istiyordu.
Bu soruların cevaplarının laboratuarındaki mikroskopta gizli olduğunu biliyordu. 1880 yılında Berlin Sağlık Kurulu’na atandı. Bu atama onun araştırmalarını genişletmesine yaradı. Gerçekten de işe başladıktan iki yıl sonra verem hastalığıyla ilgili ilk önemli araştırması yayınlandı.
1882 yılında bir gece hasta bir akciğer parçacığının dokuları içinde boyama usulüyle kahverengine boyanmış bir çok canlının kıpırdadığını gördü. İşte bunlar insanların bela olan verem hastalığının mikrobuydu.
Bu önemli buluş bütün dünya bili alanında büyük bir ilgiyle karşılandı ve büyük yankılar uyandırdı. Bu arada bir çok bilgin ve doktorla birlikte Hindistan, Afrika ve Japonya’ya geziye çıkan Koch, uyku hastalığı, malarya, tifüs gibi hastalıklar üzerinde incelemeler yaptı. Kolera hastalığını meydana getiren vibrion basilini buldu. Bütün bu keşiflerinden ötürü de 1905 Nobel ödülünü kazandı.
Yaşadığı sürece tıp konusundaki araştırmalarıyla insanlığa hizmet eden, bir çok eser yayımlayan Dr. Koch, 67 yaşındayken 1910 yılında kalp yetersizliğinden öldü.
HASTANEMİZDE 2009 YILI DÜNYA DİYABET GÜNÜ DİYABET EĞİTİMİ YAPILDI
14-21 Kasım 2009 tarihleri arasında Dünya Diabet Günü dolayısıyla hastanemizde Performans ve Kalite Birimi ve Eğitim Birimleri işbirliği ile hazırlanan etkinlikte; ücretsiz şeker taraması için yerel basında yapılan duyuru ile halkımızın ve hastane çalışanlarının şekerleri ölçülmüştür. Ayrıca diabetle ilgili broşürler dağıtılmış ve hastane diyetisyenimiz tarafından diabette beslenme konulu eğitim verilmiştir.
Etkinliğin ilk günü İlçemiz Kaymakamı Sayın İbrahim ÖZEFE, Sağlık Grup Başkanı Sayın Ali YAMAN, Belediye Başkanı Sayın Mükerrem TOLLU, Hastane Başhekimimiz Op. Dr.Gökhan KUZU, Başhekim Yardımcısı Sayın Asım GÜRSOY, Performans ve Kalite Temsilcisi Sayın Nurhan CIRIK, Başhemşire Semiha ERGÜL, Performans ve Kalite Birim Sekreteri Aynur KARA ve Hastane Personelleri katılmıştır. Yapılan etkinlikte 516 kişiye şeker taraması yapılmış, 48 kişiye Diabet ve Diabette Beslenme eğitimi verilmiştir.
Bu site en iyi İnternet Explorer 8.0 veya üzeri tarayıcıda ve 1024 X 768 Ekran çözünürlüğünde görüntülenir.
[ Tasarım ve Programlama : - Ofisnet Bilgisayar Elektronik Ltd.Şti. ]